05.11.2019 / Erdem Şamlı-Özgür Öztürk

Elektronik Hizmet Sağlayıcıları için Özel KDV Mükellefiyeti

1.       Giriş

17 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile getirilen değişiklik uyarınca 3065 Sayılı KDV Kanunu’nun 9/1 maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bu değişiklik ile Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere (B2C) elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin katma değer vergisinin, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Tebliğ uyarınca değişiklik 01.01.2018 tarihinden itibaren uygulamaya konulmuştur.

Uygulama kapsamına girenlerin internet vergi dairesi üzerinden Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti tesis ettirmeleri gerekmektedir.

2.       Verginin Konusu

Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere (B2C) elektronik ortamda sunulan hizmetler KDV’ye tabi edilmiştir.

Bu elektronik hizmetlere örnek olarak müzik ve film yayım hizmetleri, oyun hizmetleri, domain isimleri, internet sitesi kurulum ve destek hizmetleri gösterilebilir.

Türkiye’de yerleşik olmayan internet hizmet sağlayıcıları bahsi geçen uygulamaya dahil olup olmadıklarını anlayabilmek için Gelir İdaresi’nin internet sitesinde (http://www.digitalservice.gib.gov.tr) sunmuş olduğu online testi uygulayabilirler. 

3.       Verginin Mükellefi ve Mükellefin Sorumlulukları

İşletmeden kullanıcıya satış gerçekleştiren yabancı (Türkiye’de yerleşik olmayan) elektronik hizmet sağlayıcıları, bu işlemler dolayısıyla doğan KDV’yi beyan etmeden önce 3 No’lu KDV yönünden mükellefiyet tesis ettirmelidirler. Bu KDV türü Türkiye’de tek türden vergiye mükellefiyet tesis ettirilebilen tek KDV türüdür.

3 No’lu KDV yönünden mükellefiyet tesisi Gelir İdaresi’nin internet sitesindeki (http://www.digitalservice.gib.gov.tr) formun doldurulmasıyla online olarak gerçekleştirilmektedir. Form doldurulduktan sonra hizmet sağlayıcı Büyük Mükellefler Vergi Dairesi’nde KDV 3 mükellefi olmuş olacaktır.

Bu şekilde mükellefiyet tesis ettirmiş olan hizmet sağlayıcılardan işe başlama bildirimi istenmemektedir. İdare mükellefiyet tesisini işe başlama bildirimi olarak kabul etmektedir. Mükellefiyet tesisinden sonra internet sitesi içi hizmet sağlayıcılara intenet vergi dairesi üzerinden işlemlerini yapabilmeleri için bir kullanıcı adı, şifre ve kod verilmektedir.

KDV 3 mükellefi hizmet sağlayıcılardan Türkiye’de yerel kanunlara uygun herhangi bir yasal defter tutması beklenmemektedir.

4.       Beyan, Hesaplama ve Ödeme Süresi

3 No’lu KDV Beyannamesi aylık olarak beyan edilmektedir. Beyannamenin tesliminin son günü beyan edilecek ayı takip eden ayın 24. Günüdür. Ödeme ise 26. günün sonuna kadar yapılabilir.

KDV 3 Beyannamesinde kullanılacak para birimi Türk Lirasıdır. Vergi ödemesi ise internet vergi dairesi üzerinden her türlü banka kartı veya sadece yabancı kredi kartları aracılığıyla online olarak yapılabilmektedir.

Eğer işlem yabancı para birimi cinsinden gerçekleştiyse işlem bedeli o gün için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmelidir. İlgili günler için kurlar TCMB tarafından bir önceki gün saat 15:30’da ilan edilmektedir.

Kapsam dahilindeki mükelleflerin beyannamelerini herhangi bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir veya Yeminli Mali Müşavirin imzalamasına gerek bulunmamaktadır.

Esas itibariyle mükellefler B2C satışlarında işlem bedeli üzerinden verdikleri hizmet için belirlenmiş KDV oranı ile KDV hesaplamalıdırlar. Öte yandan Türkiye’de genel KDV oranı 18% olarak belirlenmiştir.

Mükellefiyet tesis ettirmiş hizmet sağlayıcıları işlem gerçekleştirmedikleri aylarda beyanname vermekle yükümlü değildirler.

Mükellefiyet tesis ettirmiş hizmet sağlayıcıların 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca Türkiye’de iş yeri oluşturmaları durumunda, hizmet sağlayıcıların KDV 3 mükellefiyetine ihtiyaçları kalmayacaktır. Kural olarak zaten bu hizmet sağlayıcılar Türkiye’de tam mükellef kurum olarak kabul edileceklerdir. Bu açıdan hizmet sağlayıcılar Türkiye’de yasal defter tutmak dahil her türlü vergi türünde bütün vergi yükümlülüklerini yerine getirmelidir.

5.       Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi Durumu

3065 Sayılı KDV Kanunu’nun 9/1 maddesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun uygun gördüğü vergi cezalarıyla karşılaşılabilir.

Beyan edilmemiş vergiler İdare’nin vergi kaybına yol açtığından bu hizmet sağlayıcılar vergi zıyaı cezası ile karşılaşacaktır. Vergi ziyaı cezasında ceza beyan edilmeyen vergi tutarına denktir. Başka bir deyişle beyan edilmemiş vergi beyan etmeyen mükellef için 2 katı yük yaratacaktır.

Öte yandan uygun şekilde veya zamanında doldurulmayan beyannameler için de özel usulsüzlük cezası riski bulunmaktadır. 2019 yılı için uygun bir şekilde veya zamanında beyan edilmeyen her beyanname için 1.900,00 TL özel usulsüzlük cezası ile karşılaşılabilir.

6.       İndirilecek KDV

Eğer yabancı hizmet sağlayıcı, hizmetini sağlamak için Türkiye’de mükellef bir kurumdan KDV’li bir hizmet temin ettiyse satışın B2B veya B2C olduğuna bakılmaksızın yüklendiği KDV’yi beyan edeceği 3 No'lu KDV’den indirebilecektir. Ancak alınan hizmetin doğrudan sağlanan hizmetle ilişkili olması gerekmektedir.

Aynı tam mükelleflerin tabi olduğu kurallar gibi yabancı hizmet sağlayıcıların da bahsi geçen KDV’yi indirebilmeleri için KDV tutarının kendi adlarına kesilmiş olan fatura veya belgede açık bir şekilde gösterilmiş olması gerekemektedir. Öte yandan ilgili belgelerin yerel kanunlarda belirlendiği üzere 5 yıl boyunca saklanması gerekmektedir.

7.       01.01.2019 Tarihinden Geçerli Olmak Üzere Yapılan Değişiklik

Ocak 2018 tarihinden itibaren geçerli olan düzenleme sadece B2C satışlar için yani İşletmeden Kullanıcıya Satışlarda geçerlidir. B2B satışlar yani İşletmeden İşletmeye Satışlarda ise eski uygulama yani Sorumlu Sıfatı İle KDV Uygulaması geçerliliğini korumaktadır. Bu uygulama kapsamında B2B satışlarda Türkiye’de tam mükellef olan kurum aldığı hizmete istinaden kesilen faturadan hizmet sağlayıcı adına KDV hesaplayıp 2 No’lu KDV Beyannamesi ile beyan edip ödemektedir.

Ocak 2019’dan itibaren geçerli olan değişiklik uyarınca B2B satışlarında her ne kadar Sorumlu Sıfatı ile KDV Uygulaması sürdürülüyor olsa da yabancı hizmet sağlayıcıya aylık beyannamesinin yanında B2B satışlarının listelerini verme zorunluluğu getirilmiştir.

Bahsi geçen liste aşağıdaki bilgileri içermelidir:

·       Alıcının Vergi Numarası

·       Alıcının İsmi/Soyismi veya Ticari Unvanı

·       Alıcının Adresi

·       Faturanın Kesildiği Döviz Türü

·       Fatura Bedeli

·       Ödeme Şekli (nakit, kredi kartı vs.)

·       Fatura Tarihi

·       Fatura Numarası

8.       Sonuç

Teknolojik gelişmelerin sayesinde ticari işlemler çeşitlenmektedir. Bu durum çevrimiçi elektronik hizmet sağlayan şirketlerin sınır tanımaksızın ve aracısız hizmet sunmasına imkan tanımaktadır.

3065 Sayılı KDV Kanunu’na göre Türkiye’de gerçekleşen her türlü teslim veya hizmet KDV’ye tabidir. Yeni uygulamadan önce elektronik ortamda alınan hizmetlerde fayda Türkiye’de sağlanmış olsa bile vergi idaresi tüketiciden KDV tahsil edememekteydi. Ancak aynı hizmeti Türkiye’de veren tam mükellef bir kurum ise bu hizmet sebebiyle KDV hesaplayıp, beyannamesini verip ödemek durumundaydı. Sonuç olarak bu durum yerli hizmet sağlayıcıların yabancılar ile rekabet etmesini zorlaştırdığından vergi idaresi yeni bir uygulama ile bu durumu engellemek istemektedir.