Türker Polat/28.02.2019

İmar Barışı Kapsamında Yapılacak Kayıt Bedeli Ödemelerinin Taşınmazın Maliyetine Eklenmesi

1.     Giriş

Hatırlanacağı üzere, 18.05.2018 tarihli 30425 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 7143 sayılı “Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin” Kanun’un 16. maddesi ile mükelleflerin sahibi olduğu taşınmazları için yapı kayıt belgesi almasına imkan getirilmişti. Söz konusu Kanun’a ilişkin 06.06.2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliği’nde ise yapı kayıt belgesini almak isteyenlerin %3 (Konutlar için) veya %5 (Ticari kullanımdaki taşınmazlar için) oranında ödeme yapacakları hükmüne yer verilmişti.

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı son açıklama ile imar barışı başvuru süresi 15.06.2019’a kadar uzatılmıştır. Ancak, uygulamanın nasıl muhasebeleştirileceği mükelleflerin aklında soru işareti yaratmıştır. Bu yazımızda imar barışı kapsamında yapılacak kayıt bedeli ödemeleri ilgili taşınmazın maliyetine mi eklenecek yoksa doğrudan gider mi yazılacak sorusunun cevabının verilmesi amaçlanmıştır.

2.     Konu ile İlgili Yayımlanan Özelge

Gelir İdaresi Başkanlığı, 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesinden yararlanarak imar barışı kapsamında ödenen yapı kayıt bedelinin, taşınmazın maliyetine eklenip eklenemeyeceği ya da gider yazılıp yazılmayacağı hakkında 25.12.2018 tarihinde bir Özelge yayımlamıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayımladığı Özelge’de;

“7143 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca yararlanacağınız imar barışına istinaden ödenecek olan kayıt bedelinin, taşınmazın iktisadi kıymetini artıran giderler kapsamında değerlendirilmesi ve söz konusu taşınmazın maliyet bedeline eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca, taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmamış olması halinde, maliyet bedeline dahil edilecek söz konusu tutarın taşınmazın kalan amortisman süresine göre itfa edilmesi; taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmış olması halinde ise, maliyet bedeline eklenen söz konusu tutarın taşınmaza ilişkin faydalı ömür ve amortisman oranı dahilinde aktife alındığı tarihten itibaren itfa edilmesi icap etmektedir.

açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere, Gelir İdaresi Başkanlığı imar barışı kapsamında ödenecek yapı kayıt bedellerinin doğrudan gider yazılmayıp, maliyet olarak dikkate alınması yönünde görüş vermiştir. Bu görüşe istinaden  imar barışı kapsamından yararlanılan taşınmaz için ödenen yapı kayıt bedellerinin, taşınmazın maliyetine dahil edilerek amortisman yoluyla gider hesaplarına intikal ettirilmesi gerekmektedir.

3.     Amortisman Süresinin Belirlenmesi 

İmar barışından yararlanılan taşınmaz için ödenen yapı kayıt bedellerinin amortisman süresi, yararlanılan taşınmazın itfa olup olmamasına bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

İlgili taşınmaz henüz itfa olmamış ise, yapı kayıt belgesi için ödenen bedellerin taşınmazın kalan amortisman süresine göre itfa edilmesi gerekmektedir. Örneğin, 2019 yılında imar barışından yararlanılan taşınmazın faydalı ömrünün 50 yıl olduğunu ve 2002 yılında aktifleştirildiğini ve 2051 yılında itfa olacağını varsayalım. Bu durumda imar barışına istinaden ödenen yapı kayıt bedelinin ilgili taşınmazın maliyetine dahil edilerek, taşınmazın 2019 yılından itibaren kalan ömrü olan 33 yıl üzerinden amortismana tabi tutulması gerekecektir.

İlgili taşınmaz itfa olmuş ise, yapı kayıt belgesi için ödenen bedeller taşınmazın itfa süresi ve amortisman oranı dikkatte alınarak Vergi Usul Kanunu 333 Numaralı Tebliğ’de yer alan itfa süreleri dahilinde amortismana tabi tutulmalıdır. Bu durumda, yukarıdaki örneğe göre yapı kayıt bedelinin 50 yıl üzerinden amortismana tabi tutulması gerekecektir.

4.     Sonuç

Sonuç olarak imar barışı kapsamında ödenen yapı kayıt bedelinin doğrudan gider yazılması veya amortisman yoluyla itfa edilmesine ilişkin seçimlik hakkın mükellefin kendisine verilmesi bir tartışma konusuyken, Gelir İdaresi Başkanlığı 25.12.2018  yayımladığı Özelge’de konu ile ilgili herhangi bir yoruma açıklık bırakmadan ilgili bedellerin taşınmazın maliyetine eklenmesi gerektiğini açıkça ifade etmiştir.