Kübra Zaralı - 05.06.2018

Sponsorluk Harcamalarının Vergi Mevzuatı Kapsamında Değerlendirilmesi

Şirketler için ürettikleri malların kaliteli olması dışında ticari hayatta pazarlanması da ayrıca önem arz etmektedir. Bundan dolayı, şirketler ürettikleri mal ve hizmet satışlarını arttırmak amacıyla dönem dönem pazarlama ve tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilebilmektedirler. Şirketlerin kaliteli ürettikleri mallarını tanıtma konusunda reklam ve sponsorluk faaliyetleri oldukça etkili bir pazarlama yöntemidir.

Reklam ve sponsorluk harcamaları vergi mevzuatı çerçevesinde değerlendirilirken birbirine karıştırılabilmektedir.

Sponsorluk harcamaları, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen, sosyal amacı öne çıkan harcamalardır. Spor sahalarına, sporcuların veya diğer ilgililerin spor giysilerinin ya da spor araç ve gereçlerinin üzerine yazılı veya elektronik sinyaller yardımıyla sanal olarak kurumun tanıtımının yapılmasını sağlayacak amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi doğrudan ticari fayda sağlayan ve kurumun tanıtımını amaçlayan harcamalar ise reklam harcaması olarak değerlendirilecektir. Bundan dolayı, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olan reklam harcamalarından farklılık arz etmektedir.

Sponsorluk harcamalarında kurum imajının oluşturulması amaçlanmakta ancak reklam harcamalarında ise bir ürün ya da hizmetin tanıtımı amaçlanmaktadır. Sponsorluk harcamalarında firmanın dışındaki ürün ve/veya faaliyet ön planda iken reklam harcamasında tamamen firmanın ürünü veya hizmeti ön plandadır. Ayrıca reklam harcamalarında karşılıklı kar elde etme durumu söz konusudur. Örnek vermek gerekirse; sponsorluk harcamalarında sponsor olan kurumun adının anılması koşuluyla spor malzemesi bedelleri, resmi spor organizasyonları için saha veya salon kira bedelleri vb. gibi harcamalar. Reklam harcamaları ise sporcuların spor giysilerinin üzerine yazılı amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi doğrudan kurumun tanıtımını amaçlayan harcamalar.

Konuya ilişkin olarak, 16.06.2004 tarih ve 25494 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sponsorluk Yönetmeliği’nde sponsorluk; gerçek veya tüzel kişilerce, dolaylı olarak ticari fayda sağlamak ya da sosyal sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla iletişim olanakları karşılığında ayni ve/veya nakdi destekte bulunulması şeklinde tanımlanmıştır.

Bu yazımızda şirketlerin pazarlama adı altında gerçekleştirdikleri sponsorluk harcamalarının vergi mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi ele alınmaktadır.

 2.    Sponsorluk Harcamalarının Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında Değerlendirilmesi

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde sponsorluk harcamaları aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:

Sponsor olan kurumun adının anılması koşuluyla, 

 Resmi spor organizasyonları için yapılan saha, salon veya tesis kira bedelleri,

·         Sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri,

·         Spor malzemesi bedeli,

·        Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün uygun göreceği spor tesisleri için yapılan ayni ve nakdi harcamalar,

·        Sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri,

·        Spor müsabakaları sonucuna göre sporculara veya spor adamlarına prim mahiyetinde ayni ve nakdi ödemeler

gibi harcamalar sponsorluk harcaması olarak değerlendirilecektir.

Mevzuatta yazan açıklamalar kapsamında gerçekleştirilen sponsorluk harcamalarının; ilgili kanunları uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50’si kurumlar vergisi matrahının tespitinde, beyan edilen kurum kazancından indirilebilecektir. 

Sponsorluk hizmeti alan ile sponsor arasında her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini içeren yazılı bir sözleşme yapılması gerekmekte olup sponsorlar ile sözleşme yapmaya sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum veya kuruluş yetkilidir. Yapılacak sözleşmede yer alması gereken bilgiler Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sponsorluk Yönetmeliğinde detaylı olarak belirtilmiştir.

Ayrıca, sponsorluk faaliyetinin yanında reklam ve tanıtım amacını da içeren işlemler nedeniyle yapılan harcamaların, sözleşmede belirtilmek ve emsaline uygun olmak şartıyla, reklam ve sponsorluk harcamaları olarak ayrıştırılabilmesi mümkündür.

2.1. Sponsorluk Harcamalarının Belgelendirilmesi

Sponsorluğa konu hizmet ve işle ilgili yüklenilen sponsorluk bedeli, sponsor tarafından bizzat harcanabileceği gibi bu bedel sponsorluğu alanın hesabına da doğrudan yatırılabilir. Sponsorluğu alan tarafından gelir kaydedilen bu tutara ilişkin harcamalar için sponsorluğu alanın tabi olduğu mevzuat hükümleri uygulanacaktır.

Sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara sponsorlarca nakdi bir destekte bulunulması ve bu desteğin de hizmeti alanlar adına açılmış bir banka hesabına yatırılmış olunması durumunda, sponsorlara yatırılan tutarlar için bankalar tarafından verilecek makbuz veya dekontun yapılan bağışın tevsik edici belgesi olarak kabul edilmesi gerekir. Ancak, banka dekontu veya makbuzda paranın “sponsorluk amacıyla” yatırıldığına dair bir ifadeye yer verilmesi şarttır.

Söz konusu nakdi desteğin; sponsorluk hizmeti alanlara nakden elden teslim edilmiş olması halinde ise hizmeti alan kişi, kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek alındı makbuzu, bağışa ilişkin tevsik edici belge olarak kabul edilebilecektir.

Diğer taraftan, desteğin nakdi olarak değil de ayni olarak yapılmış olunması durumunda; 

İşletmenin varlıklarından ayni olarak yapılan desteğin sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum ve kuruluşlara teslim edilmesi halinde, teslimi yapılan değerler için fatura düzenlenmesi; faturada, teslimin sponsorluk maksatlı olduğuna, teslimi yapılan değerlerin cinsi, nev’i ve miktarına ilişkin olarak tereddüde mahal bırakmayacak bilgilere yer verilmesi; faturanın hizmeti alanlar adına düzenlenmiş olunması; faturanın arka yüzünün de hizmeti alan kişilere veya kanuni temsilcilerine imzalatılmış olunması,

Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan sağlanarak sponsorluk hizmeti alanlara bağışlanmış olması durumunda da hizmeti alanlarca teslim alınacak bu değerler için alındı makbuzunun düzenlenmesi ve makbuzda, bağışlanan kıymetlerin değerlerinin, cinsinin, miktarlarının, adedinin vb. gibi hususların tereddüde mahal bırakmayacak şekilde yer alması,

şartı mevcuttur.

Ayrıca, bağışlanan değerlere ilişkin olarak mükellefler adına düzenlenmiş olan faturaların arka yüzünün de yukarıda belirtilen açıklamalar dahilinde hizmeti alan kişi veya kanuni temsilcilere imzalatılmış olması gerekmektedir.

Ancak, makbuz karşılığı olmaksızın yapılan bağış veya yardımların mükelleflerce indirim olarak dikkate alınabilmesi mümkün değildir.

2.2. Sponsorluk Harcamalarının İndirimi Hangi Koşullarda Yapılabilir?

Sponsorluk Yönetmeliği kapsamında ayni ya da nakdi olarak yapılan harcamalar, kurumlar vergisi mükelleflerince harcamanın yapıldığı yılda indirim olarak dikkate alınabilecektir.

Yukarıda kapsamı belirtilen sponsorluk harcamalarının indirimi için söz konusu beyannamelerin ekinde herhangi bir belgenin ibraz zorunluluğu bulunmamaktadır.

Gerçek ve tüzel kişiler, süresiz bir şekilde sponsor olamayacakları gibi; bunların herhangi bir şekilde vergi borçları da bulunmamalıdır. Bu nedenle kurumların sponsor olabilmeleri için bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat ederek, vergi borcu olmadığına dair bir yazı almaları ve yapılan sponsorluk sözleşmesinin bir örneğini ilgili vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

3.    Sponsorluk Harcamalarının Gelir Vergisi Kanunu Kapsamında Değerlendirilmesi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Diğer İndirimler” başlıklı 89/(8). maddesinde de, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17.6.1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamının, profesyonel spor dalları için % 50'sinin gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden indirimler yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

4.    Konuya İlişkin Mukteza Örnekleri

B.07.1.GİB.4.10.15.01-128-821-38 sayı ve 28.04.2011 tarihli muktezada, sponsor olarak fatura karşılığında yapılan harcamaların kurumlar vergisi matrahından indirimi konusunda görüş belirtilmiştir. İlgili muktezada, “... Belediyesinin düzenlemiş olduğu Kültür, Turizm ve Zeytin Festivali etkinliklerine katkı amacıyla Anadolu Ateşi Dans Topluluğunun getirilmesi ile ilgili masrafları sponsor olarak üstlendiğinizi belirterek, ... ve ... Belediyesi ile yapılmış olan sözleşme ve protokol doğrultusunda firmanız tarafından fatura karşılığı yapılan harcamaların kurumlar vergisi matrahından nasıl indirileceği hususunda…” görüş bildirilmesi talep edilmiştir.

Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından “... Belediyesinin düzenlediği festival çerçevesinde Anadolu Ateşi Dans Topluluğunun getirilmesine yönelik olarak, ... Ltd. Şti.'ne ödenen tutarların 5520 sayılı Kanunun 10. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan açıklamalar ışığında bağış ve yardım olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bundan dolayı da kurum kazancından indirimi mümkün bulunmamaktadır.” şeklinde bir yorum yapılmıştır.

 B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[8-12/3]-508 sayı ve 30.04.2012 tarihli muktezada, isim hakkının sponsorluk harcaması olarak değerlenip değerlendirilmeyeceği konusunda görüş belirtilmiştir. İlgili muktezada, “… Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi olduğunuz, bankanız ile … arasında 2011 tarihinde ‘… Sponsorluk Sözleşmesi’ imzalandığı, sözleşmenin isminde sponsorluk ifadesi yer alsa da esasen bankanız ile … Federasyonu arasında bir sözleşme imzalanmadığı ve söz konusu sözleşmenin bankanızın ticari açıdan tanıtım ve reklamının yapılmasına yönelik bir sözleşme olduğu ve 2010/2011 döneminde … ismi hakkı sponsorluğunun bankanızca kullanımının alındığı belirtilerek sözleşme bedeli olan 5.000.000,00 ABD Doları harcamanın reklam harcaması mı yoksa sponsorluk harcaması mı olacağı hususunda…” görüş bildirilmesi talep edilmiştir.

Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından “…  ile yapmış olduğunuz anlaşma gereğince doğrudan ticari fayda sağlayan ve bankanızın tanıtımını amaçlayan harcamaların sponsorluk harcaması olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, anılan harcamaların kurum kazancınızın tespitinde reklam gideri olarak dikkate alınması mümkündür.” şeklinde bir yorum yapılmıştır. 

B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[68-2016/40]-158011 sayı ve 07.10.2016 tarihli muktezada, sponsorluk harcamalarının serbest meslek kazancından indirim konusu yapılıp yapılmayacağı konusunda görüş belirtilmiştir. İlgili muktezada, “… avukatlık büronuzun hukuki danışmanlık hizmeti verdiği Avusturya merkezli bankanın talebi üzerine, bankanın İstanbul'da düzenlediği konferansa sponsor olduğunuzu belirterek, yapılan ödemelerin serbest meslek kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususunda...” görüş bildirilmesi talep edilmiştir.

Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından “… yapmış olduğunuz sponsorluk harcamalarının, Gelir Vergisi Kanununun 68. maddesinin (1) numaralı bendi kapsamında genel gider olarak, 89 uncu maddesi kapsamında gider veya indirim olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.” ile  “… yurt dışında mukim bankanın İstanbul'da düzenlediği konferans için yurt dışındaki bankaya nakdi olarak yaptığınız sponsorluk ödemeleri, bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden KDV'nin konusuna girmemektedir.” şeklinde bir yorum yapılmıştır. Bahse konu mukteza kapsamında söz konusu harcamanın mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler olarak dikkate alınacağı ifade edildiği için sponsorluk harcaması kapsamında değerlendirilmemiştir.

5.    Sonuç

Sponsorluk harcamaları ile reklam harcamaları arasındaki farka kısaca değinmek gerekirse; sponsorluk harcamaları, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen, sosyal amacı öne çıkan harcamalar iken; reklam harcamaları ise, doğrudan ticari fayda sağlayan ve kurumun tanıtımını amaçlayan harcamalardır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; sponsorluk harcamalarının yıllık gelirden indirilmesi veya kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilmesinde, spor kulübünün değil, harcamanın yapılacağı spor dalının amatör veya profesyonel olması önem kazanmaktadır. Kazanç amacıyla veya bir para ödülünü ve belirli bir geliri sağlamak niyetiyle yapılmayan spor faaliyetleri amatör spor olarak kabul edilebilecektir. Sporun kazanç elde etmek için sürekli olarak yapılması ve sporu yapmak veya öğretmek için para alınması ise profesyonel spor olarak adlandırılır. Amatör ve profesyonel ayrımı yapılırken sporcunun katıldığı gösteri, maç, yarış ve benzeri organizasyonlar nedeniyle ferdi olarak veya bağlı bulunduğu kurum, kuruluş, organizasyon, kulüp veya benzeri teşebbüsler aracılığı ile belli bir gelir elde edip etmediğine bakılması gerekmektedir. Kısaca ticari bir organizasyon içinde yapılan faaliyetlerin tamamı gelir sağlayıcı nitelikte olacağından bu tür faaliyetler profesyonel kavramı içerisinde değerlendirilecektir.

Buna göre; kulüp ile sponsor olma talebinde bulunan gerçek yada tüzel kişiler arasında mevzuatta yer alan açıklamalara uygun olarak düzenlenecek sponsorluk sözleşmesinde, sponsorluk harcamasının amatör spor dalları için yapılacağının belirtilmesi halinde tamamının, profesyonel spor dalları için yapılacağının belirtilmesi halinde ise %50'sinin (sponsorluk uygulamasının usul ve esaslarına uyulmuş olması şartıyla) gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde, sponsorlar tarafından yıllık beyannamede bildirilecek gelirlerden indirilmesi mümkün bulunmaktadır.